İlk yeşil smoothie denemem :)

ye-il-smoothie-sebze-suyu
Hafta sonu diyeti baya bozdum, çok bozdum, o kadar bozdum ki önünü alamadım 😀 balık ve tavuk yedim, onunla da yetinmeyip Nutella’lı krep yaptım pazar günü *utanan smiley* Nihayet bugün katı meyve sıkacağım geldiiii! yaşasın! Artık diyetime devam edebilirim!

İlk olarak roka, tere, elma ve muzdan oluşan mis gibi bir smoothie yaptım. Biraz makineyi tanımak için deneme amaçlıydı ama süper oldu. Elma suyunun tadı çok baskındı ama bu iyi bir şey. Çünkü içinde çok fazla roka ve tere vardı, tadını alsam içemezdim. Bir kısmını su şişesine koyup buzdolabına kaldırdım, yarın sabah içeceğim portakal da karıştırarak (değişiklik olsun). Akşama da muzlu süt yapacağım sevgilime (evet ben de içeceğim ne var :P) Bu arada hem blender hem katı meyve sıkacağı olabilen Fakir Cocktail Maxaldım, tavsiye ederim.

Advertisements

Green Gem Chlorella (Tatlı Su Yosunu: ALG)

Dünden beri neler yediğimle başlayayım:

Önceki akşam: tarhana çorbası (yoğurttan yapıldığı için vegan değil) ve mercimek yemeği
Dün akşam: Mercimek yemeği ve çok tahıllı ekmek
Kahvaltı: 1 adet çok tahıllı ekmek, 1 portakal ve 6-7 zeytin
Ara: Çok az sarı leblebi ve 1 adet kuru incir

Sevgilim yüzün çöktü diyor ama üzgünüm popom çökene kadar devam edeceğim! bugün biraz acıktım ama sanki, çünkü su içmeyi unutuyorum. D vitamini ve Green Gem Chlorella (tatlı su yosunu – alg) içerken bolca içtim sadece. yeşil çay da içmem gerek.

Nedir bu Chlorella derseniz size uzun bir alıntıyla cevap vereyim. Kısaca ÇOK faydalı!

green-gem-chlorella-faydalarıGreen Gem Chlorella (Tatlı Su Yosunu: ALG)

“Doğal bir genetik harikası ve müthiş bir besin deposı olan Chlorella, sağlığımızı koruyan ve destekleyen geleceğin fonksiyonel gıdasıdır!” Doç.Dr. Semih ÖTLEŞ

Green Gem Chlorella, içeriğinde başka hiçbir bitkide bulunmayan oranda klorofil barındıran bir tatlı su yosunudur. Beyine oksijen gönderen, enerji ve hücre yenileyen ve güçlü bir antioksidan olan Chlorella, bilimsel olarak en çok araştırma yapılmış bitkilerden biridir.

%100 DOĞAL, %100 SAF VE KATKISIZ VE %100 YAN ETKİSİZ BİR ÜRÜN OLUP ISO9001 BELGELİ, UKAS, GMP, HELLAL FOOD, TUBİTAK VE TARIM BAKANLIĞINDAN İZİNLİ ve ONAYLIDIR.                                                                                      

İçinde %3 RNA, %0,3 DNA nükleik asitleri mevcuttur. Bunlar vücudumuzda hücre yenilenmesini , enzimler ve yapısal proteinlerin üremesini sağlar. Enerji verip yaşlanma hızını yavaşlatır.

CHLORELLA ilaç değildir. Doğal bir besindir. Vücut metobolizmasını normalleştirir, yeniler, kuvvetlendirir ve sağlığımız için yardımcıdır.

CHLORELLA’NIN YARARLARI;
– Vücutta birikmiş  toksinleri  temizler,
– Beyne oksijen gönderen tek bitki ünvanına sahiptir. Bu sayede gün içerisinde enerji ve zindelik verir.
– Yorgunluk hissini azaltır.
– Yıpranmış ve hasar görmüş doku hücrelerini yeniler.
– Yaşlanma süreci hızını yavaşlatabilir.
– İçeriğindeki etken klorofil maddesi, çocuklarda büyüme ve gelişmeye yardımcı olur. Yapılan araştırmalar, Chlorella kullanan çocukların, kullanmayanlara oranla, boy ve kilolarında artış ve aynı zamanda su tüketiminin arttığı yönünde neticelenmiştir. (Tokyo 1992 Kaynak Yamagishi)
– Cildi yeniler ve cilt bozukluklarının düzelmesine yardımcı olur.
– Bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek, mevcut ya da kimsi hastalıklara karşı direnç sağlar.
– Kansere karşı direnç oluşturur. Işın tedavisinin  yan etkilerini ortadan kaldırır.(Kaynak:Steenblock, 1987)
– Anti tümör etkilidir.
– Tansiyon dengeleyicidir. Yüksek tansiyonun normale gelmesine yardımcı olur, kanın komposizyonuna ve kalp atışlarının  düzenlenmesine  etkileri vardır. Kalp ritim bozukluklarını da düzeltir. (Kaynak: Anon .,1992)
– Kan şekerini normalleştirir.
– Sindirimi kolaylaştırarak, bağırsakların çalışmasını iyileştirir.
– Hemoroid, varis, artirit, su toplaması ve romotizma hastalıklarına faydalı olur. Kabızlığı içeriğindeki lif oranın fazla olması sayesinde ortadan kaldırır.  (Kaynak: Saito ve Ark.,1992)
– Damar sertliğinde yumuşama sağlar.
– Kolesterolü düşürür, hemoglobin ve akyuvarları arttırır, alyuvarlara demir sağlar.
– Karaciğer ve böbreği kuvvetlendirir. Alkolizme karşı direnç sağlar, alkolün yan etkilerini vücuttan ter ya da idrar yoluyla dışa atar. (Kaynak: Anon., 1992g)
– Mide hastalıklarına karşı ,  özellikle gastrit ve ülsere karşı direnç oluşturur. (Kaynak: Tanaka ve Ark.1997, Yamagishi 1992)
– Grip, nezle ve diğer enfeksiyon hastalıklarına karşı direnç sağlar.
– Vücutta birikmiş ve depolanmış olan, toksin ve diğer zehirli atıkların dışa atılarak, vücut temizlenmesini sağlar.
– Anti alerjendir.
– İçeriğinde iyot bulundurmadığından guatr vb. hastalıklarda etkilidir.

Nasa’nın üzerinde pek çok araştırma yaptığı Chlorella bitkisini, uzayda oksijen üretme aracı olarak kullandığı bilinmektedir.

Yapısında %70 oranında protein vardır, bu orana bilinen hiçbir kara bitkisinde rastlanılmaz.

Özellikle B12, B6, B2, B1 vitaminlerinin yanı sıra, içeriğindeki KAROTEN ve BETA KAROTEN sayesinde, çeşitli sağlık problemlerinin çözümlenmesinde ve gerilemesinde Chlorella’nın etkili olduğu pek çok araştırmacı tarafından tespit edilmiş ve onaylanmıştır.

Portakallı Yulaf Ezmesi

portakalli-yulaf-ezmesiBugün kahvaltıda portakallı yulaf ezmesi pişirdim kendime. (Fotoğraf alıntıdır ama böğürtlenler hariç birebir böyle görünüyor.) Yulaf pişirilir mi demeyin. Yulafın normal mısır gevreği gibi yendiğini sandığım zamanlar hayata küserdim, yulafları çiğnemek zor gelirdi, bir türlü yutamazdım süt koysam bile. Yulafın aslında pişirilerek yendiğini öğrendiğimde baya bir sevinmiştim 🙂

Peki yulaf nasıl pişirilir?

Ben önce yapışmayan bir tavaya su ya da süt koyuyorum (soya sütü tabi ama normal sütle de yapılır elbette. suyla da fena olmuyor çünkü yulafın aromalı bir tadı olduğu için hiç de düşünüldüğü gibi yavan olmuyor)

Sonra içinde 3-5 kaşık yulaf koyuyorum ve karıştırmaya başlıyorum ocağın altını açıp. kısık ateşte tabi.

Bir süre sonra o mis gibi kokusu geliyor burnunuza zaten ve saniyeler içinde koyulaşmaya başlıyor. Üzerine tekrar su ya da süt ilave ederek kıvamını ayarlıyorsunuz. Bazısı daha sulu seviyor, ben mesela daha koyu kıvamda seviyorum.

1-2 dakika pişirdikten sonra kaseye alıp üzerine portakal ya da canınız hangi meyveyi çekiyorsa koyuyorsunuz. Ben bir çay kaşığı stevia ve tarçın da ekledim, çok güzel oldu. Genelde mısır gevreği ya da yulaf yersem mutlaka tarçın koyarım üzerine, şekerimi düzenlesin diye.

Siz başka şekilde yapıyor olabilirsiniz yulafı ama bu benim yöntemim.

Vegan alışveriş

Benden beklenmeyecek bir azimde ve rahatlıkta gidiyor vegan yolculuğum. Kendimi bile şaşırttım! 🙂 mutlu ve enerjik hissediyorum ve şimdiden inceldiğimi fark ediyorum.

Ne kadar az yersem o kadar az acıkıyorum. bunu herkes bilir ama kolay kolay uygulayamaz. hele ki ben! kuş gibi yiyorum ama enerjim dinozor gibi! sabahtan beri 1 küçük kase patlamış mısır, 2 adet kuru incir, 1 bardak yeşil çay ve 4 adet çiğ köfte ve yarım lavaş yedim (dünden kalanlar). Şunların kalorisi toplasanız 500 bile etmiyor. Ama normal zamanda ‘diyet’ yapıyor olsaydım, şu anda oturduğum masayı kemiriyor olurdum! Neden böyle oldu bilmiyorum ama aman nazar değmesin diyorum! Sanırım beyni şartlamakta bitiyor olay, yediğin içtiğin ikinci planda..

Canderel Green SteviaMarket alışverişimde bugün ne vardı?:
Kepekli pirinç
Patlayan cin mısır (hazırlarında tuz ve yağ var çünkü, evde kendim patlatırım daha iyi)
Soya sütü
Yulaf ezmesi
Stevia (Canderel marka tatlandırıcı. Tamamen doğal ve vegan. En zararsız tatlandırıcı bu, boşuna başka araştırmayın. Aspartamı hayatımdan çıkardım. Coca cola zero bağımlısıydım ama kaç gündür aramıyorum.)
Tam tahıllı ekmek
İstiridye mantar
Hazır çorba (vegan değil ama olsun)
Yeşil çay

Dukan Diyeti Saçmalığı

dukan-diyeti-bSon birkaç senedir Türkler arasında kulaktan kulağa yayılarak popülerleşen Dukan Diyeti ile ilgili bir ‘aman da nasıl kilo verdim Dukan’la’ yazısına daha rastladım az önce. Dukan diyeti prensip olarak et ve süt ağırlıklı yani protein ile beslenerek kilo vermeyi amaçlıyor. Ve çocuğun yazısında ‘…toksin attığım için çok kilo verdim’ cümlesini görmemle kahkahayı basmam bir oldu.

Yahu! Et ve süt dediğin zaten başlı başına toksin! 😀 evet dukan diyeti ile kilo verebilirsin, ama bu kalori azalttığın ve vücudu proteini parçalamak için daha fazla zorlayarak kalori yakmaya mecbur ettiğin içindir. Bu hayvansal yağların karaciğer, kan ve diğer organlardaki yarattığı hasarı görmezden gelmenize yetiyorsa, eyvallah. Ama bilin ki Dukan diyeti sağlıklı değildir! 

Vücuda kısa sürede bu kadar protein yüklemenin uzun vadedeki etkilerini düşünmek gerek. Hem bu kilo kaybının kalıcı olmadığını belirtmeliyim.

Sağlıklı ve kalıcı kilo vermek için eti ve sütü azaltıp, aklınıza gelen ne kadar sebze, meyve, bakliyat ve tohum/tahıl varsa tüketin. Ha et yemek istiyorsan da balık yemenizi tavsiye ederim (o da civa oranı düşük balıklar). Tavuk ve kırmızı et doğal şartlarda yetişmiyor, bin türlü antibiyotik ve kimyasallarla şişiriliyor. Süt deseniz, o konu çook uzun, araştırma yapmanızı şiddetle tavsiye ederim (ki ileride bu konuda da yazacağım). İhtiyacınız olan tüm kalsiyum ve protein sebzelerde zaten mevcut!

Kalsiyum oranı en yüksek sebze ve meyveler:

http://www.fitsugar.com/Fruits-Vegetables-High-Calcium-24642498
http://www.healthaliciousness.com/articles/high-calcium-vegetables.php
http://www.fitday.com/fitness-articles/nutrition/healthy-eating/12-vegetables-high-in-calcium.html
http://nutritiondata.self.com/foods-011118000000000000000-1w.html?

kaynaklar ingilizce ama birinde fotoğraf var, ayrıca anlaşılması kolay, değilse de google translate kullanın;)

Protein oranı en yüksek sebzeler:

http://www.fitday.com/fitness-articles/nutrition/healthy-eating/top-5-vegetables-high-in-protein.html#b
http://www.3fatchicks.com/top-8-vegetables-high-in-protein/

google translate ile çevirdim bir kısmını:
Baklagil Protein: Garbanzo fasulye, barbunya fasulyesi, mercimek, kuru fasulye, kuru fasulye, soya fasulyesi, bezelye

Tane Protein: Arpa, esmer pirinç proteini, buğday, darı, yulaf, quinoa, çavdar, buğday tohumu, buğday, yabani pirinç

Bitkisel Protein: Enginar, pancar, brokoli, brüksel lahanası, lahana, karnabahar, salatalık, patlıcan, yeşil bezelye, yeşil biber, lahana, marul, mantar, hardal yeşil, soğan, patates, ıspanak, domates, şalgam, su teresi, patates, kabak

Meyve Protein: Elma, muz, kavun, üzüm, greyfurt, tatlı ve sulu kavun, portakal, papaya, şeftali, armut, ananas, çilek, mandalina, karpuz

Badem, kaju fıstığı, fındığa, kenevir tohumu, yer fıstığı, kabak çekirdeği, susam, ayçiçeği tohumu, ceviz (siyah): Somunlar ve Tohum Protein

Etsiz çiğ köfte <3

20130205-214841.jpg

İçinde et olmadığı için severek yediğim ve her ay yemezsem rahat etmediğim lezzetli bir vegan yemek kendisi. Hayatım boyunca en sevdiğim yemekler listesinde olmuştur. İçindekiler de şöyleymiş:

• 4 su bardağı ince bulgur
• 2 adet kuru soğan
• 2 diş sarımsak
• 3 yemek kaşığı domates salçası
• 4 yemek kaşığı biber salçası
• 3 yemek kaşığı sıvı yağ
• 3 tatlı kaşığı tuz
• 2 tatlı kaşığı pul biber
• 1 tatlı kaşığı toz biber
• 1,5 yemek kaşığı isot
• maydanoz, taze soğan
• sarmak için marul ve lavaş
• üzerine bol limon

10 adet etsiz çiğ köftede ortalama 350 kalori var. Bu da çok iyi bir rakam. Bir öğünde 400-500 kalorinin üzerine çıkmamak gerek kilo vermek için.

Bugün ne yedim?

20130205-150415.jpgHazır domates çorbasının vegan olduğunu düşünebilirsiniz ama değil. İçinde peynir altı suyu tozu var. Ama dediğim gibi, katı vegan olma niyetim yok. Çorbamı afiyetle içtim 😛 bu arada Knorr hazır çorba bu. Üzerinde acı yazdığına bakmayın, hiç değil. FYI.

Sabahtan beri: 1 armut, 1 kuru incir, 1 keçiboynuzu, 1 bardak çorba, biraz sarı leblebi ve 1 portakal yedim. Akşama da etsiz çiğköfte yemek istiyorum! aşeriyorum resmen 🙂

Sevgilimin bana aldığı taze kavrulmuş mis gibi leblebinin arkasında kuruyemişlerin faydası yazıyordu. Bu arada yediklerime bakarak ‘vegan olmak’ bu değil diyorum kendime. Ama zaten bu geçici. Bugün iyi hissetmediğim için ve henüz katı meyve sıkacağım gelmediği için, dışarı çıkmadım ve idare ediyorum evdekilerle.

20130205-151158.jpg